Basın

Bugün Siyaset Yok!

Bugün acılardan söz etmek de yok, yerine sadece aşk var, sevgi var. Tüm kötülükleri, kötülere… Bütün iftiraları, iftira atanlara… Yüzsüzlüğü, yüzsüzlere… Bedduaları, sahiplerine… Alayını da halka havale edip, biz müzikten bahsedeceğiz bugün…

Yazımız kısa, anlamı derin olacak. Boru değil, insan ruhunu temizleyen en büyük Tanrı nimetinden söz ediyoruz ne de olsa… Çünkü bu sabah kalktık, bir baktık postacı elimize bir CD tutuşturmuş. 68 dönemi elemanlarından Ömür Göksel’in son yapıtı. Yirminci yüzyılın en güzel Aşk Şarkıları ”A Touch of Class”. Aslında ‘giderayak’ mertebesine erişmekte olan bizim kuşak sanatçıları, eteklerinde ne kadar taş varsa dökseler iyi olur. Yoksa yarının gençliğinin diline düşecekler; “68, 68 diye yırtındınız ama ne bıraktınız ki ardınızda?”

Allah’tan medarı iftiharımız, atom karıncamız Ömür Göksel’imiz var da bu gibi durumlarda ortaya sürüveriyoruz; aha size sanatçı, aha size eser diyerek. Çünkü adamım dur durak bilmeden çalışıyor. Şu anda evin içinde bangır bangır dinlediğim CD’si ise olay! Yine muhteşem ötesi bir ses ve Türk’ün gururu kıvamında İngilizce bir yorum.
CD de yer alan ‘parça’ları soracak olursanız; sanırım Sevgili Ömür, dünya listelerinde üne kavuşmuş eserlerin tümünü okumadan ‘durulmayacak!’ Allah herkese bir görev vermiş, onunki de geçmişin en güzel aşk şarkılarını ileriki nesillere aktarmak… Ömür’ü dinlerken aklıma yine Ferdi Özbeğen geliyor tabii… Elbette ses tonlarındaki o yumuşacık ve insanın içine işleyen ortak tını nedeniyle. Ve bir kez daha geçmişe dönüp aynı hayali kuruyorum. Bu iki sevgili dostum dev bir sahnede yan yanalar… Müthiş bir kalabalık, en önde ben ve Sezen (O da sever böyle manyaklıkları) ve konser başlıyor. Ömür alıyor mikrofonu ve “Dance Me To The End of Love” dökülüyor dudaklarından. Sonra Ömür, aslında bir Orhan Gencebay bestesi olan “Ben o zaman ölürüm”ü söylüyor inceden… “Ne zaman ki kollarında bir yabancı görürüm, ben o zaman sevgilim, ben o zaman ölürüm…”
Böyle böyle finale yaklaşıyoruz. ‘O günler’ seçilebilecek en güzel final şarkısı; “Ah o günler o günler, şimdi yabancı gibiler… Bir günlük mutluluğa bir ömür alıp gittiler, ne günlerdi ah günler…” diyor İzmir meltemi sesli iki sanatçımız… Bugün Ferdi yok. Ama Ömür bundan sonraki CD’sini ‘Son elli yılın en ünlü ve en güzel Türkçe şarkılarına’ ayırabilir. Ve mutlaka yüreklerde iz bırakacak bir sanatçımızla da konsere çıkmalıdır. Mesela Seyfi Dursunoğlu… Düşünsenize Ömür’ü “Katina’nın elinde makası” kantosunu söylerken! Veya birlikte Dean Martin’in kulaklarını çınlatıp, “Memories are made of this’ parçasını hayallerin ötesinde bir güzellikle terennüm ederlerken…
Şimdi size düşen görev, bu CD ye sahip çıkmak ve böyle bir konserin gerçekleşmesi için dua etmek.
Nasıl olsa az sonra ülke gündemine dalacak ve feleğinizi şaşıracaksınız…

Not: Girizgahtaki ‘Giderayak’ lafına takılıp, “Bizi karıştırma bizim bir yerlere gitmeye niyetimiz yok, sen kendi adına konuş” diyenleriniz olacak olursa, şaka ulen, Hayrettin Karaca ve Muazzez İlmiye Çığ hocalarımızın karşısına ‘Kazık çakanlar’ kulübünü kurduk bile…

 

Kaynak: http://www.takvim.com.tr/yazarlar/arda_uskan/2014/03/03/bugun-siyaset-yok

Bir cevap yazın